Efendim, okul müdürünün kursta olduğu bir gün, üçüncü sınıfların birindeki bir öğrencinin bir kitabının bir köşesinde, kimliği tespit edilemeyecek düzeyde çirkinliğe sahip bir hayvan bulunur; biz buna şimdilik “kene” diyelim.
Kategori: Anasayfa
Oku Zeki Oku…
Şimdi, köyümüzün kıymetli bakkalıdır. Zeki Abi'den bu olayı anlatmak için izin aldık, "Böyle bir şey hatırlamıyorum." dedi ama, bir iki yerden özü itibariyle doğrulattıktan sonra, öyküye çevirelim ve yazalım dedik.
O’nun Öyküsü
Matematik dersindeydiler. Dörtbeşin öğretmeni bir yandan soru yazdırıyor, bir yandan çocukların yanıtlarını kontrol ediyordu. Öğrencilerin arasında dolaşırken, birinin yüzündeki kedi tırmalamasına benzeyen çizikleri fark etti: – N’oldu senin yüzüne?– O yaptı öğretmenim!– Kim bu o dediğin?– Bilmiyor musunuz? Birinci sınıfa gidiyor ya!– Ama oğlum sen beşe gidiyorsun. Birinci sınıfa giden bir öğrenci seni nasıl bu...
Görevden Ayrılma Konuşması
Ve tarih 29 Haziran 2010. Seminer döneminin sondan ikinci günü. Öğretmenler Kurulu toplantısı. Veda konuşmamı yapmak üzere toplantının son sözünü ben aldım:
Demir Yığını
Ne kadar zaman geçmiş yazmayalı. Çok ara vermişim. Hep, “Kitap yazayım ve bunu insanlar alıp okusunlar, belki birine yararı olur.” diye düşünürdüm. Hâlâ da öyle düşünüyorum. Bu yazılanlar eğer bir gün kitap olur da, şaşırıp da bu kitabı alan üç beş kişi, bu anlatılanlardan bir yarar sağlar mı, bilemiyorum Önceki yazdıklarımı okudum. Topu topu iki...